
SAHTE BAYRAK: SAVAŞ İÇİNDE SAVAŞ ![]() NATO üyesi bir ülkeye saldırmanın, 5. madde uyarınca tüm ittifak üyelerinin savaşa girmesi anlamına geldiğini artık herkes biliyor. Bu durumu manipüle etmek isteyen güçler, İran topraklarından Türkiye’ye füze atarak bir provokasyon denediler. Neyse ki füzeler zamanında engellendi; can ve mal kaybı yaşanmadı. Olayın hemen ardından İran’ın en üst düzey makamlarından gelen "Biz Türkiye’ye füze atmadık" açıklaması, durumun bir "Sahte Bayrak" operasyonu olduğunu net bir şekilde ortaya koydu. Bu tür hassas süreçlerde, işin aslını öğrenmeden duygusal kararlar vermekten kaçınmak, ağır bedeller ödememek adına hayati önem taşımaktadır. Savaşın gidişatına bakıldığında; İran’ın beklenmedik bir direnç göstererek psikolojik üstünlük sağladığı, ABD’nin ise sürekli bir çıkış yolu aradığı görülüyor. Öyle ki, ABD yönetimi bazen hayallerini gerçek gibi anlatmakta, gerçekleşmemiş görüşmeleri şartlar öne sürerek olmuş gibi göstermektedir. Bu noktada akıllara gelen en can alıcı soru şudur: İran, bir yandan ABD ve İsrail ile çarpışırken diğer yandan Körfez ülkelerine yönelecek mühimmat ve gücü nereden buluyor? Çin ve Rusya bu savaşın gizli destekçileri mi? Eğer öyleyse; Rusya Ukrayna’nın, Çin ise Tayvan’ın intikamını Orta Doğu üzerinden mi alıyor? Bu karmaşa, alev alev yanan Orta Doğu’yu tamamen kül edebilir ve daha fazla Müslüman kanının dökülmesine yol açabilir. ABD’nin müttefik arayışları ve Avrupa’nın Trump’a "hayır" demesinin ardındaki gerçek bu stratejik çıkmaz mı? Görünen o ki bu savaş daha uzun süre devam edecek ve bedelini yine bölge halkı ödeyecek. Peki, bu çıkar ve güç savaşına kim "dur" diyecek?
|
|
5 kez okundu
YorumlarHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |