
39. Gün: Onurlu Bir Halkın Dünyayı Sarsan Direnişi ![]() Hangi dine, ideolojiye veya dünya görüşüne sahip olursak olalım; eğer "ben insanım ve insani duygular taşıyorum" diyebiliyorsak, bu savaşa insani bir pencereden bakmak boynumuzun borcudur. Bu satırlar kaleme alınırken savaşın 39. günü geride kalmış durumda ve dünya adeta diken üstünde. ABD kanadından yükselen "Yıkarım, yakarım, yok ederim" tehditlerinin gölgesinde, günlerdir bombalanan ancak pes etmeyen bir İran gerçeği var. Direnişin Sosyolojisi: Venezuela’dan İran’a Hafızalarımızı tazeleyelim; akla hemen Venezuela örneği geliyor. Orada liderler baskıyla etkisiz hale getirilmeye çalışıldığında halkın bir kısmının sessiz kaldığına şahitlik etmiş ve bu durumu eleştirmiştik. Ancak İran halkına baktığımızda bambaşka bir tabloyla karşılaşıyoruz: Gece gündüz sokaklarda, "Biz buradayız, vazgeçmiyoruz" dercesine bir duruş sergiliyorlar. Acılarını yaşarken bile dirençlerini en üst seviyede tutuyorlar. Bu onurlu direniş, tıpkı Türk İstiklal Savaşı'nın mazlum milletlere örnek olduğu gibi, bugün de tüm dünya halklarına ders verecek niteliktedir. Açlığa, susuzluğa ve imkânsızlığa rağmen vatan toprağını vermemek için kanının son damlasına kadar savaşan bir milletin iradesi karşısında hiçbir silahın hükmü yoktur. Bugün de aynı inançlı halk, dünyanın "süper gücü ‘e kafa tutuyor; kimse kaçmıyor, ülkesini terk etmiyor. "Ben buradayım; canımı almadan toprağımı alamazsınız" mesajı, tarihe kazınıyor. Tarihi Vefa: Çanakkale Ruhu Unutmamalıyız ki; bugün kuşatma altındaki bu halkın dedeleri, babaları Çanakkale’de bizimle omuz omuza savaştı. Çanakkale Şehitler Abidesi’nde isimleri yer alan yüzlerce İranlı kardeşimiz, bu topraklar için şehit düştü. Şimdi sıra bizde, ahde vefa vaktidir. Özellikle kadınların ve çocukların her türlü yardıma ihtiyacı var. Başta Türk Kızılay’ı olmak üzere, devletimizin tüm yardım kuruluşları ve sivil toplum örgütleri (STK) acilen harekete geçmelidir. İran’a insani yardım ulaştırmak, her Türk vatandaşının vicdani görevi olmalıdır. Manevi desteğin ötesine geçip, maddi imkânlarımızla da bu onurlu direnişin yanında durmalıyız. Bu duruş, hem inancımızın hem de Türk töresinin bir gereğidir. Gün, İnsanlık Testi Günüdür ABD, İran’ı "Taş Devri’ne döndürmekle" tehdit ediyor. Ancak bu işin o kadar kolay olmadığını tüm cihana göstermeliyiz. Onlar Çanakkale’de bize nasıl göğüslerini siper ettilerse, biz de bugün üzerimize düşen ne varsa çekinmeden yapmalıyız. Dün Gazze’de soykırımcı İsrail’e karşı nasıl dik durduysak, bugün de ABD emperyalizmine karşı İran halkının yanında yer almak öncelikli borcumuzdur. Türk-İran Dostluk Derneği (TİDSİYAD) tarafından yapılan yardım çağrıları ivedilikle karşılık bulmalıdır. Bu sadece bir yardım değil, aynı zamanda bir güç birliğidir. Unutmayalım; "Bugün onlara, yarın bize" mantığıyla değil, "Zulüm kime yapılırsa yapılsın karşısındayız" anlayışıyla hareket etmeliyiz. Gün; dostluk, kardeşlik ve dayanışma günüdür. Emperyalizme "dur" demenin yolu, bu güç birliğinden geçmektedir. |
|
4 kez okundu
YorumlarHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |