• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/anadolu1958

TRANSLATE (ÇEVİRİ)
COVID-19 SAĞLIK BAKANLIĞI
COVID-19 VİSUALİZER
KÜLTÜR PORTALI
İSMET TAŞ MAKALELERİ
İÇ ANADOLU BİRLİĞİNİN (İÇAN) MANİFESTOSU
İÇ ANADOLU BİRLİĞİNİN (İÇAN) MANİFESTOSU İÇAN’LI OLMAK, VATAN, DEVLET, MİLLET, BAYRAK VE TÜRKİYE SEVDALISI OLMAKTIR. TÜRKİYE’NİN GÖZ BEBEĞİ, MEDARI İFTİHARI, TOPLUMUN EN ALT KADEMESİNDEN EN ÜST KADEMESİNE VARINCAYA KADAR SAHİP ÇIKMAK, SAHİPLENMEKTİR. MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERE BAĞLI, İSLAMA SAYGİILI OLMAKTIR. İNANDIĞI DEĞERLER UĞRUNA CANINI SEVE SEVE GÖZÜNÜ KIRPMADAK BİR SANİYE TEREDDÜT ETMEDEN VERMEKTİR. DÜŞKÜNÜN ELİNDEN TUTUP KALDIRAN, YAŞLIYA, ENGELLİYE, BÜYÜĞE SAYGIDA KUSUR ETMEYEN, MERHAMETLİ OLAN, KÜÇÜKLERE SEVGİDE VE ŞEVKATTE SINIR TANIMAYAN KOL KANAT GERMEKTİR. DÜŞKÜNE DESTEK, YANINDA OLMAK, YARDIM VE FEDAKÂRLIKTA SINIR TANIMAMAKTIR. İÇAN’LI OLMAK, DÜRÜST, NAMUSLU, AHLAKLI, FAZİLETLİ, ŞEVKATLİ, MERHAMETLİ, İÇİ –DIŞI BİR OLAN SAMİMİ İNSAN OLMAKTIR. İYİYİ, GÜZELİ, MUTLULUĞU, SEVİNCİ, ÜZÜNTÜYÜ, KEDERİ, ACIYI, GÖZYAŞINI PAYLAŞMAKTIR. İÇAN’LI OLMAK, HEDEFİ BÜYÜK, AZMİ GÜÇLÜ, BASİRETİ AÇIK, İRADESİ KUVVETLİ OLMAKTIR. TARİHİNİ BİLMEK, ECDADINA SAHİP ÇIKMAK, GELECEĞİNİ BİLİM VE İRFAN ÜZERİNE KURAN, OSMANLININ TORUNU OLMAKTIR. İÇAN’LI OLMAK, BARIŞIN, ADALETİN, KARDEŞLİĞİN, DOSTLUĞUN, İYİLİĞİN, DÜRÜSTLÜĞÜN, SEMBOLÜ OLMAK, KENDİNİ VE HADDİNİ BİLMEKTİR. İÇAN’LI OLMAK, AİDİYAT HİSSİ İLE BAĞLI OLMAK, BEN İÇAN’LIYIM DİYEBİLMEKTİR.
Takvim
Hava Durumu
BAĞIŞ YAP
İLLERARASI MESAFE
Site Haritası

Anasayfa

Şevket Tandoğan 13.05.2020 standogan06@hotmail.com Terör örgütleri ve fitne odakları, çeşitli pusu ve tuzaklarla güvenlik güçlerimize zarar verdiği gibi, gençleri ve hatta çocukları da zehirlediği görülmektedir. Zaten düşman, çoğu zaman sinsi metotlarla, çeşitli hile ve tuzaklarla arkadan vurmak suretiyle kahpece saldırır, böylece büyük tahribata yol açar. Çünkü düşman namerttir. Namuslu, inançlı dürüst kimseler genellikle iyiniyetli olduğundan, düşmanın tuzağını bilmez ve tedbir almazlar. Halbuki Müslüman her zaman uyanık ve tedbirli olmak zorundadır. Nitekim Hz.Peygamberimiz: “Harp hiledir” buyururken, “Müslüman bir delikten iki kere ısırılmaz” diye uyarmıştır. İstikbalimizi emanet edeceğimiz evlatlarımıza çok sinsi ve tehlikeli tuzaklar kurulmuş bulunmaktadır. Onları ağlarına düşürüp körpe dimağlarını zehirlemek suretiyle, menfur emellerine alet etmek için fırsat kollayan düşmanlar mevcuttur.
12.05.2020
Anne Sevgisi ,Darıca Mustafa Kemal İlkokulu 2/A takdim eder.
12.05.2020
Bu yıl faşist saldırılara karşı kazanılan “Zafer Günü”nü kutlamak ayrıca bir öneme sahiptir. Çünkü önümüzdeki 9 Mayıs günü Büyük Zafer’in 75. yıl dönümüdür. Ülkemizin tarihinde kalbimizde sonsuza kadar yaşayacak olan olaylar vardır, bunlar hiçbir zaman unutulmamalı. Halkımız için böyle olaylardan biri de uzun süren yorucu savaş yılları ve çok beklediğimiz Zafer Günü olmuştur. Kendi vatanının hürriyetini ve bağımsızlığını koruyarak faşizme karşı omuz omuza cesurca savaşan kahramanlarımızı minnetle ve gururla yad ediyoruz. Savaşta şehit düşenler için umumi üzüntümüz, Büyük Zafer’in kazanılması için savaşan askerlerimiz ve cephe gerisinde onlar için çalışan halkımızın eşsiz cesaretleri ile iftihar etmek bizleri birleştiriyor.
12.05.2020
Son yıllarda sıkça kullanılan cümle “Dinler arası diyalog” gündemden kalkmıştır. Fetö’nün öncülük ettiği bu hareketin maskesi düşmüş içyüzü ortaya çıkmıştır. Din; iyi ve güzel yolu tercih eden akıl sahiplerini hayra sevk eden ilâhî kanundur. Hak din tektir, adı İslâmdır. Yürürlükten kalkmış ve bozulmuş bulunan Musevîlik ve Hıristiyanlık gibi bâtıl dinlerle diyaloğu olmaz. Zira din koyucu Hz.Allah, Kur’an-ı kerimi göndererek diğerlerini yürürlükten kaldırmıştır. Yani “Dinler arası diyalog” ilmen ve dînen mümkün değildir. Sadece hak din İslam mensuplarıyla, batıl dinlerin mensupları arasında Beşerî diyalog kurulabilir. Bu diyalog, ticarî, siyasî, irşad ve sair maksatlarla olabilir. “Dinler arası diyalog” hangi gayeye hizmet eder, iyi anlayabilmek için, tarihî gelişimine beş asır öncesine bakalım:
12.05.2020
Bizler millet olarak yaşadığımız bütün olaylara, siyasi baktığımız müddetçe hiçbir sorunun çözülemeyeceğini bilmemiz gerekir. Bunun bizi, bağnazlığa, fanatizme ve önyargılı olmaya yönelttiğini görmemize rağmen hala her olaya siyasi bakıyoruz. İktidar partisi doğruda söylese yalan, muhalefet partisi ise doğruda söylese yalan… Bu bakış açışı bizi çözüme değil, çözümsüzlüğe, olayları doğru okumamaya bilimsellikten uzak bir yere götürür. Özellikle milli meselelerde olaylara siyasi yaklaşmamız bizi ihanete kadar götürebilir.
11.05.2020
İSLAM’DA MEZHEPLERİN TARİHÇESİ ni incelediğimizde, Asr-ı saadette ve dört halife döneminde mezhep olmadığını görürüz. Zira zamanların en hayırlısı olan bu dönemde, İslam’ın doğuşu esnasında vahiyle aydınlanan sahabîlerin mezhebe ihtiyacı yoktu. Ashab-ı Kiramdan sonraki tâbiîn dönemi ve daha sonraki dönemlerde ise, İslâmiyetin yayılmasıyla birlikte, Müslümanların çoğalması, sorunların artması ve bilgisiz bazı kişilerin kafalarınca yanlış fetvalar vermeye başlamaları sonucu, çeşitli bid’at, sapma ve tahrifat görüldü. Hakikatleri tanzim ve tespit edip yaymak gerekiyordu.
11.05.2020
Şevket Tandoğan 10.5.2020 standogan06@hotmail.com Dijital çağ diye adlandırabileceğimiz 21.Yüzyıla internet ve sosyal medyanın damgasını vurduğu bir gerçektir. Ancak asrımızın en önemli dönemeç noktası ASRIN HADİSESİ Korona Virüs salgınıdır. İleri ve medenî denilen batı dünyasının ve süper güç ABD nin bu salgınla mücadeledeki perişanlığı, çok ibretlik düşündürücü bir durumdur. 55 ülkeye tıbbi yardım malzemesi gönderen bir ülkenin vatandaşı olarak NEREDEN-NEREYE diye kendimize dönüp, sormak gerekiyor. Sanırım tarihteki güçlü yerimizi alıyoruz. Nereden, nereye geldik? Süaline güzel bir cevap olmak üzere, ünlü tarihçi İlhan Bardakçı’nın hoşgörüsüne sığınarak TARİHTEN BUGÜNE başlıklı yazısını, noktasına virgülüne dokunmadan özel üslubuyla yayınlamak istiyorum:
10.05.2020
ASHAB-I KEHF adıyla Kur’an’da yer alan gençler; baskıya karşı haktan yana dik duruşlarıyla sembolleşen bir mu’cize olarak, asırlardır insanlık âlemine örnek olmuşlardır. Kur’an-ı Kerim’de Kehf sûresi 9-16. Ayetlerde ifade edilen ve sayıları üç, beş veya yedi kişi oldukları bildirilen bu iman abidesi gençlerin kıssaları ibret vericidir. Hayatın sadece dünyadan ibaret olmayıp, öldükten sonra tekrar diriltilerek hesap verileceğine ve ebedî hayatın başlayacağına canlı delil teşkil eden ASHAB-I KEHF, Şam civarında bir bölgede, Hz.İsa’nın dinine göre Müslüman olarak yaşayan her birisi asilzade yiğitlerdi. İsimleri; Yemlîha, Mislînâ, Mekselinâ, Mernûş, Debernuş, Şâzenûş, Kefeştetayyûş olan bu gençler; Allah’ın lütfuyla hidayete ermiş, kalpten rabıtalı olduklarından (Kehf 14.Ayet) sarsılmaz şekilde sağlam bir imana sahiptiler. Arkadaşça bir araya gelip sohbet ederlerdi.
08.05.2020
 9  ...
TÜRKİYE HABER
Namaz Vakitleri
İÇ ANADOLU BİRLİĞİ BUSİNESS
DJB.AZ
İNTERNET HABER
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.02288.0550
Euro9.48579.5238
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam114
Toplam Ziyaret892481
Saat